Menorca’da Akdeniz’in saklı yüzü
Yaz ortasında bile sessiz koylar, çamların arkasına saklanan plajlar ve yıldızlarla kaplanan geceler… Mallorca’ya yalnızca 45 dakikalık uçuş mesafesindeki Menorca, UNESCO Biyosfer Rezervi kimliğiyle Akdeniz’de hâlâ sakinliğin bulunabildiği nadir rotalardan biri olarak öne çıkıyor.
Ağustos ayında Akdeniz’de tenha bir sahil bulmak neredeyse imkânsız görünebilir. İspanya Menorca ise bu algıyı değiştiren yerlerden biri. Adanın turistik noktalarının dışına çıkıldığında ayak izi olmayan kumsallara, yürüyerek ulaşılan küçük koylara ve denizden erişilebilen saklı kıyılara rastlamak mümkün. Menorca’yı farklı kılan ise yalnızca plajları değil; günün saatini ve rotayı doğru seçenlere sunduğu yavaş, sessiz ve plansız yaşam ritmi.
Kalabalıktan kaçmanın yolu küçük koylardan geçiyor
İspanya Menorca’nın en dikkat çekici noktaları arasında “cala” olarak adlandırılan küçük doğal koylar bulunuyor. Kireçtaşı oluşumlarının arasına gizlenen bu koyların bir bölümü çam ağaçlarının arkasında, bir bölümü ise uzun yürüyüş yollarının sonunda ortaya çıkıyor.
Ağustos ayında bile daha sakin bir koy bulmanın yolu erken saatlerde yola çıkmaktan veya ulaşılması daha zor noktaları tercih etmekten geçiyor. Yol uzadıkça kalabalık azalıyor.
Adayı denizden keşfetmek bambaşka
Menorca’yı yalnızca karadan gezmek, adanın önemli bir bölümünü kaçırmak anlamına geliyor. Küçük bir tekne ya da kano, özellikle sabah saatlerinde kıyı boyunca çok daha geniş bir alanı keşfetme fırsatı sunuyor.
Denizin daha sakin olduğu erken saatlerde, karadan ulaşılması mümkün olmayan koylara ve kıyılara erişmek mümkün hale geliyor.
115 millik kıyı yolu ve yıldızlarla dolu geceler
Günün ilerleyen saatlerinde ise rota Camí de Cavalls’a çevrilebilir. Adanın bütün kıyı şeridini takip eden yaklaşık 115 millik parkur, yürüyerek veya at üzerinde keşfedilebiliyor.
Gün batımına doğru parkurun bir bölümünde ilerlemek, Menorca’nın bir başka özelliğini de ortaya çıkarıyor. Işık kirliliğinin düşük olduğu bölgelerde gece çöktüğünde gökyüzü yıldızlarla kaplanıyor.
Ciutadella’da plan yapmadan dolaşmak yeterli
Adanın liman kenti Ciutadella ise Menorca ’nın doğasından farklı bir atmosfer sunuyor. Burada yapılacaklar listesinden çok kentin temposuna uyum sağlamak öne çıkıyor.
Özellikle saat 21.00’den sonra trafik azaldığında eski şehir daha sakin bir hale geliyor. Menorca Katedrali çevresindeki sokaklarda belirli bir rota çizmeden dolaşmak, kentin gece ritmini hissetmenin en kolay yollarından biri.

Binibeca güzel ama Menorca’nın tamamı değil
1970’lerin başında geleneksel bir “balıkçı köyü” görünümüyle inşa edilen Binibeca, beyaz badanalı evleri ve dar geçitleriyle adanın en çok fotoğraflanan noktalarından biri.
Ancak burası Menorca’nın doğal ve tenha yüzünden çok, adaya neden bu kadar ilgi gösterildiğini anlatan turistik bir durak niteliğinde. Kalabalıktan uzak bir Menorca deneyimi arayanlar için asıl keşif, daha az bilinen rotalarda başlıyor.
Menorca’yı farklı yapan küçük tercihler
Adanın herkesin takip ettiği plajlar ve rotalardan oluşan kolay bir yüzü var. Bir de sabah erkenden başlayan, daha uzun yürüyüşler gerektiren ve denize daha fazla zaman ayıran başka bir Menorca bulunuyor.
Daha erken yola çıkmak, daha uzak bir koya yürümek veya planlanandan biraz daha uzun kalmak… Menorca’da kalabalığın dışına çıkmak için bazen yalnızca bu küçük tercihler yeterli oluyor.
Rotayı kendiniz kurmak yerine hazır programla gitmek isterseniz WTS'nin İspanya turları:
Tüm İspanya turları



